Ergün ASLAN -Elazığ’ın Ev Ödevi

0
60

İlimiz sosyal, kültürel ve ekonomik birçok alanda ciddi potansiyeli olan, vatanına her daim sahip çıkmış, kadim bir kültürün temsilcisi olarak yaşamına devam ediyor,

Potansiyellerini ekonomik refahına etki hususunda kullanamaması da kanayan bir yara,

Lakin ilin üstü örtülü farklı ve uçurumun kenarındaki bir potansiyeli var ki, herkes konuşuyor ama kimse işin önemine hakim değil,

İddiamız büyük, açıklamamızın da güçlü olması elzem,

Buyurun, konuşalım.

Konumuz Su,

Evet, her Elazığ ile alakalı konuşmaya başlayan insanımızın sevdiği beylik laflardan biri, üç tarafı sularla çevrili…

Çok doğru bir ifade.  Ama işte gerisi, yok.

Olmaz efendiler, olmaz.

O su ne alemde, ne için kullanacağız, ekonomi için, kültür için, spor için, ulusal çıkar için ne ifade ediyor, hak getire,

Gelelim işin ikinci ve acı perdesine,

Sür’atle ölüme ittiğimiz, kirlettiğimiz sularımız,

Örnekler çok, 2 aylık kapasitesi 4.000.000 kesim olan bir tavuk işleme firmasının bilinçsiz boşalttığı kirli su altında ölümle cebelleşen, Cip baraj gölü var,

Bir il, birçok ilçenin ya olmayan, ya da işe yaramaz arıtmaları ile inim inim inleyen, Cumhuriyetin önemli yatırımlarından Keban barajı,

Kanalizasyon hususunda adımlar var, lakin katı atık ve tarımsal pestisitler ile kendini bekleyen acı sona giden, Dünya’nın sayılı derin göllerinden Hazar,

Yüksek ihtisas çalışmalarımda su kalitesi çalışmaları önemli bir yer ettiği için rahat konuşuyorum, lakin tereddüt yaşayan dostlar hemen Keban kirlilik, atık, katı atık, gibi anahtar kelimeler ile tarama yapıp, vahim durumla alakalı yayınlanmış, çoğunlukla uluslararası olan dergilerdeki makaleleri inceleyebilir.

En vahim olan ne biliyor musunuz?

İçinde bulunduğumuz dönem için çok basit ve elhamdülillah ekonomik olarak gücümüz yetecek miktarlar ile bu işlerin çözülecek olması,

Nasıl edeceğiz peki, dediğinizi duyar gibiyim!

Başta da dediğim gibi konuşan insanların ne konuştuğunu acilen bilmesi, konunun uzmanlarından destek alınması gerekiyor

Biz yatırım yaparız yapmayız, kullanırız kullanmayız ama yiğitlerin kanıyla elimizde kalan, garip gurebanın parasıyla yapılan bu kaynakları gelecek nesillere aldığımız gibi bırakmak zorundayız.

Bu bir zorunluluktur.

Her şeyin hayırlısını diliyor, sizleri yüce Allah’a emanet ediyorum,