Büşra ÇİÇEK – SESSİZ KULLAR BİZDE EMANET

0
373

Öncelikle merhabalar

Bugün sizlere küçük dostlarımız ile ilgili düşüncelerimden bahsetmek istiyorum.

Eskiden sokak hayvanları için yürüyüşler olmazdı. Yollarda televizyonlarda kış ayları gelince “lütfen sokaktaki hayvanlar için bir tas yemek, biraz su” gibi yazılar da olmazdı. Oysa şimdi hayvanlar için dernekler kurulup, konferanslar düzenleniyor. Hatta boy boy afişler hazırlanıp sokak sokak asılıyor.

Peki, neden diye hiç düşündük mü? Ben bugün çok düşündüm.

Bence eski insanlar da merhamet vardı, sevgi vardı. Yürüyüş yapmalarına gerek yoktu çünkü kediyi bantla sarıp top gibi oynayanlar yoktu. Yürüyüş yapmalarına gerek yoktu çünkü köpeğin 4 ayağını kesip ormana atanlar yoktu. Arabanın arkasına bağlayıp sürükleyenler de, boğazını sıkıp ünlü ismi söyletmeye çalışan iğrenç zihniyetler de yoktu.

Eskiden vicdan vardı, ar vardı, edep vardı…

Birinin söylemesine, hatırlatmasına gerek yoktu. Kapılarda zaten bi tas yemek vardı. İnsanlarda insanlık vardı. Ayda yılda yapılan bir yardım eli değil, sahip çıkmayı kendine görev edinmiş merhamet dolu yürekler vardı. Sokak hayvanlarına misafir gözü ile bakan ev sahipleri vardı.

Ya şimdi? Şimdi eski insanlar yoklar. Yoklar ama sokak hayvanlarının sesi olmayı ilke edinmiş yüzlerce güzellik dolu yürekler var.

Demem o ki hayvanları sevmiyor olabilirisiniz, yardım etmek, su vermek istemiyor da olabilirsiniz… İyiliği bir kenara bırakalım, kötülük etmeyelim o da yeter.

Ve cümlelerimi Goethe’nin bir sözü ile bitirmek istiyorum “Bir semtin sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa orda yaşayın; çünkü komşularınız güzel insanlardır.”

Buradan iyi kalpli hayvan severlerimize selam olsun, saygılarımla

Sevgiyle kalın…